Editör Girişi
Giriş yap

Üniversitede hazırlık okumanın avantajları ve dezavantajları


Üniversitede hazırlık okumanın avantajları ve dezavantajları

Üniversite tercih ederken birçok detaya dikkat ediyorsunuz, bunlardan biri de bölümünüzün hazırlıklı olup olmadığı. Hazırlık senesi sadece dil öğrenmeniz için ayrılmış bir senedir. Sizin öğreneceğiniz dilde belli bir seviyeye gelmenizi hedefler ayrıca bölümün de ya tamamını ya da bir kısmını o dilde okuyacaksınızdır, bu yüzden sizi bölüme de hazırlar. Bazıları için o bir sene üniversiteyi geç bitirmesine sebep olan kayıp bir seneyken kimileri için üniversite sınavına hazırlık senesinde çok yorulup dinlenmek için ayrılmış bir sene. Aslında ikisi de değil ve aynı zamanda ikisi de.

Avantajları neler?

Yoğun bir sınava hazırlık süreci yaşadınız ve bu süreçte yabancı dile fazla önem verme fırsatınız olmadı (eğer dil sınavına hazırlanmadıysanız). Hazırlık senesi tamamen dil öğrenmeniz için ayrılmış dopdolu bir senedir. Ne yoğun ders programları, ne sıkıcı kitaplar. Tek yapmanız gereken dile yazma, okuma, konuşma ve dinleme bölümlerinde yeterince hakim olmak. Geçmişte yabancı dil için ayırabileceğiniz bu kadar boş vaktiniz olmamıştır ve gelecekte de olmayacak o yüzden aslında değerlendirilmesi gereken bir sene çünkü yabancı dil size hem iş ararken bir avantaj sağlarken hem de farklı ülkeden insanlara iletişim kurup onların kültürüyle tanışma avantajı sağlar. Ayrıca üniversite hayatınızın ilk senesi olmasından dolayı üniversiteyi, sosyal çevreyi belki şehri keşfetmenizde size pek de yoğun olmayan ders saatleriyle oldukça yardımcı olan bir senedir.

Peki ya dezavantajları neler?

Yabancı dil öğrenmenin dezavantajından bahsedemeyiz elbette ki. Günümüz dünyasında, hangi meslekte olursanız olun yabancı dil sizi rakipleriniz arasında ön plana çıkarmaya yarayan pozitif bir unsur. Meslek hayatınızın yanı sıra dünya görüşünüzü ilerletmenize yarayan farklı hayatlara, farklı kitaplara, farklı filmlere doğrudan ulaşmanızı sağlayan bir araç. Yabancı dile ayrılan zaman kayıp bir zaman değildir ancak keşke 18-20li yaşlarda ayırmak zorunda olmasaydık. Hazırlık koşullu üniversitelerin sene başlarında dil yeterlilik durumunuzu ölçen bir sınavları olur, bahsedeceğim dezavantajlar bu sınavı geçememenizden kaynaklı olanlar. Gönül isterdi ki o yaşa gelmeden gerekli dile hakim olasınız ve okulun size katmak istediği dili bilesiniz ancak ileride ihtiyacınız olacağına karar veren okulunuz sizi toplumda bir adım daha ileri koymak istediği için hazırlık senesini zorunlu kılıyor. Zaten zamanla öğrenmesi zorlaşan yabancı dil bir anda bölüme geçmek için ön koşul oluyor. Dil öğrenmeye yeteneğiniz de yoksa dinlenirim diye düşündüğünüz sene size zehir oluyor. Sonrası yabancı dilden soğuma ve üniversitenin ilk senesinden 'kalacak mıyım?' korkusu. Sadece kalmak değil ki yeteri kadar öğrenemezseniz bölüme geçtiğinde ne yapacaksınız? Özetle hazırlık okumanın en büyük dezavantajı olarak üniversitenin ilk senesinden yaşadığınız büyük stres olarak bahsedebilirim. Ek olarak, eğer hazırlık senesinde o dili öğreniyor ancak ilerleyen zamanlarda kullanmadığınız için unutuyorsanız evet hazırlık senesi ne yazık ki kaybedilen bir sene olarak kalıyor.


Bahsettiğim dezavantajların hayatınıza etki etmemesi sizlerin elinde ve çok basit. Öğreneceğiniz yabancı dil sürekli çalışıldığında, pratik yapıldığında bir senede öğrenilemeyecek zorlukta değil. Ve eğer bir senenizin boşa gitmesini istemiyorsanız çözüm o seneyi atlamak değil, çözüm dili unutmamak için devamlı canlı tutmaya çalışmak. Bu günümüzde internet sayesinde o kadar kolay ki. İstediğiniz dilde şarkılara, kitaplara, gazetelere, ses kayıtlarına, sözlüklere ve hatta online hocalara ulaşmanız birkaç saniyenizi alıyor.